Digucation (Digital Education)

digucation

(Bu yazı Yeni Medya Merkezi için hazırlanmıştır.)

İnternetin hayatımıza girip web 2.0’ın temelleri atıldıktan sonra bir çok şey kabuk değiştirerek farklı şekillerde hayatımıza daha çok yerleştiler. Bir elbise almak için mağazaya gitmek yerine internete girerek, fatura ödeme, havale, eft gibi şubelere gidip yapacağımız işleri yerimizden bile kıpırdaman cep telefonlarından, film izlemek gibi sosyal aktivitelerimizi sinemaya gitmeden büyük LCD televizyonlarımızdan izler olduk. Her gün evimize, ofisimize, iş yerimize gelen gazeteler, dergiler, artık basılı olarak değil cep telefonlarımıza, bilgisayarlarımıza ve tabletlerimize girer oldu.

Hayatın her alanında bu şekilde büyük değişimler yaşanırken, bir yandan da eğitim kültürümüzde de bu yönde değişimler yaşanıyor. Microsoft’un kurucusu Bill Gates, her şeyi arattığımız Google’ın kurucuları Sergey Brin ve Larry Page, günümüzün ortalama 56 dakikasını geçirdiğimiz Facebook kurucusu Mark Zuckerberg gibi ünlülerin destek verdiği online eğitim platformlarının sayısı her geçen gün artıyor ve ihtiyacımız olan her hangi bir eğitimi dünyanın sayılı üniversitelerinden veya alanında profesyonel olan kimselerden alabilme imkanına sahip oluyoruz.
Bu gelişmeler bize Harvard’dan Bilgisayar Bilimleri, MIT’den Moleküler Biyoloji, Oxford’dan İngiliz Edebiyatı, Yale’den Roma Mimarisine ait dersleri almayı mümkün kılıyor. Böylece Steve Jobs’ın Stanford Üniversitesinde yaptığı mezuniyet konuşmasında(“Stay Foolish, Stay Hungry“) dikkat çektiği gibi zorunlu fakat ilginizi çekmeyen dersler yerine, zevk alacağınız ve ilginizi çekebilecek konularda ve derslerde bilgiye erişmek daha da kolaylaşmış oluyor. Aynı zamanda bir konu üzerinde birden fazla öğreticiden ve kaynaktan bilgiler toplanarak konu hakkındaki sınırların kalkıp bilgi dağarcığı daha da genişlemiş oluyor.

Üniversitlerde verilen öğrenmeyi öğrenme mantığını alan her öğrencinin sadece üniversitelere mahkum olmadan, bilgi çağı olarak adlandırdığımız çağın temellerini oluşturan internet ve teknoloji sayesinde online kaynaklardan istediği verilere ulaşarak gerekli donanıma sahip olabilmesi de bahsettiğimiz kabuk değiştirmenin eğitim alanında nasıl gerçekleştiğini göstermektedir. Bunun yanında insanların istedikleri derslere/bilgilere, istedikleri saatte ve istedikleri yerden ulaşabilmesi motivasyonunu artırarak klasik eğitim metodlarından daha başarılı olmasını da sağlama olasılığı mevcuttur. Eğitim alanında yaptığı çalışmalardan dolayı kendisine “Sir” ünvanı verilen akademisyen Ken Robinson, bir adım daha ileri giderek okulların öğrencilerin değişik yolları kullanarak sonuca gitme duygularını kısıtlaması dolayısıyla aşağıdaki konuşmasında yaratıcılığı öldürdüğünü savunarak herkesin üniversite okuma zorunluluğu olmadığı konusunda ısrarlarını sürdürmektedir.

Dijital devrimin eğitim alanına da girmesi ve pastadan büyük pay alacak olması kaçınılmaz bir gerçek. Önemli olan bu değişim sırasında bizim alacağımız pozisyon. Değişime ayak uydurup sınırları mı kaldıracaksınız, yoksa değişime kafa tutup yerinizde mi sayacaksınız? Bu sorunun cevabı tamamen sizin elinizde.

Bazı Online Eğitim Kaynakları;

Leave a Reply