Pasif Tatil

Çalışma hayatının, çalıştığımız kurumların belli başlı kuralları vardır. Ortak yaşam sürdüğümüz iş yerlerinde herkes saygı çerçevesinde bu kurallara isteyerek veya zorunlulukla bu kurallara uyarak iş hayatını devam ettirmek durumdadır. Kimileri için bu kurallar sıkıcı ve katı kurallar olsa da çalışanlar veya iş verenler bu kuralları ellerinden geldiğince eğlenceli ve zevkle hale getirerek çalışma ortamlarını daha efektif yapmak için uğraşırlar.

Şirketler bu çaba içerisinde olurlarken aynı zamandan çalışanlarından çalışma ahlakı, yaptığı işi sahiplenme, işi için gerekli özveriyi göstermesini, aynı zamanda çalışanların birbirlerine saygılı olmasını da bekler.

Her çalışma ortamında çalışılan alanlar, çalışma şekilleri, iş yapış şekilleri farklıdır. Kimisi masa başında, kimisi sahada , kimisi ayakta, kimisi oturarak çalışır. Her ne şekilde çalışılıyor olursa olsun ortak olan bir şey vardır ki; bu da iş ahlakı ve saygıdır.

Kişilerin çalışma ahlakı her zaman için değişiklik gösterir; kimisi herhangi bir uyarıcı(amir, müdür, iş arkadaşı vb.) olmadan işi kendi işi gibi görüp, eksikleri düzeltme, işini yetiştirme, kendisini geliştirip daha verimli olabilir, kimisi bu işler için bir uyarıcıya ihtiyaç duyar, uyarıcının direktifleriyle daha verimli olur, kimisi ise uyarıcı olsa bile bu düşünceye hiç sahip olmayabilir.

Uyarıcı ihtiyacı olmayan insanlar için ortada işin olması yeterlidir. Bu işi direk sahiplenip ellerinden geldiğince en üst seviyede yapmak isterler. Böyle insanları çevrenizde mutlaka görmüşsünüzdür ve ekibe bir dinamizm ve heyecan katar.

Uyarıcıya ihtiyacı olan insanları belirli periyotlarla uyarmanız gerekmektedir. Kendi işinizi takip ettiğiniz gibi, diğer yandan da onun işini takip edip uyarmanız gerekmektedir. Verdiğiniz işi unutmuş olma, işin ciddiyetini kavrayamama vb. sebeplerle tekrar hatırlatıp işi zamanında bitirmeye çalışırsınız.

Uyarıcı olsa da işleri yürütemeyen, işlerine bağlılık duyamayan, “bitse de gitsek” modunda olan kişiler için herhangi bir aksiyon fayda etmez genellikle. İstediği zaman çalışır, görev verilmesi gerekir ve verdiğin görevin bitiş zamanı genelikle onun için önemli değildir. “Şöyle bir iş var bunu yapalım” dediğinde “ya buna hiç gerek yok yapmasak da olur” gibi kendine has çözümleri olur. Çoğu zaman kimsenin sevmediği bir mesai durumu ortaya çıksa ilk itiraz ondan gelir ve “Evden de yapabiliriz, şirkete gelmeye gerek var mı?” diye serzenişleri olur. Mesai dışında maillerine bakmaz, baksa da cevap vermez. Sağında ve solunda bir şeyler yapmaya çalışan insanlar varken, diğer çalışanların rahatsız bakışlarına aldırış etmeden kendisi çok rahatlıkla yarım kalmış dizi, film vs. sosyal aktivitelerini devam ettirir. Bir iş lazım olduğunda çoğu zaman yerinde otururken bulamazsın, şirket içinde çok çalıştığı !!! zamanlardan yorulduğu için dinleme arasına çıkmıştır. Yani kısacası Pasif şekilde Tatile çıkmıştır. Çalışıyor gibi gözüküp boşa kürek çekmektedir.

İş saatlerinde boş zamanlarda, iş yükünün az olduğu zamanlarda veya ortak olarak boş zamanlarda insanların iş dışında bazı aktivitelerle oyalanması gayet normaldir. Hiç bir çalışan için sabah 9 akşam 18 arasında tam kapasiteyle çalışması beklenemez ve beklenmemelidir. Belirli periyotlarla ara vermek hem zihnin boşalmasına, hem de kişinin performansına olumlu katkıda bulunur fakat bu tam tersi şeklinde gelişirse yani 1 saatin 50 dk.sı dinlenirken 10 dk.sı çalışıyorsa orada bireysel ve ekip için büyük sıkıntılar baş gösterir.

Yukarıda adını koyduğumuz Pasit Tatile çıkmış çalışan için zamanla öncelikle ekip içi maillerden çıkarma, daha sonra yetkilerinin kısıtlanması veya yaptığı görevin devredilmesi, sonrasında ise beklenen son gerçekleşir.

pasif_tatil

Pasif Tatil bir çalışanı memnun ederken bir ekibin çökmesi, motivasyonunun düşmesi ve üretimin aksamasına kadar giden bir süreçle size pahalıya mal olabilir.

Efektif, dinamik ve çalışan için yaptığınız yatırımların size olumlu yönde geri dönüşü için tatili sadece aktif olarak yapan ve gün içerisinde ise küçük molalar vererek işine sahip çıkan uyarıcı ihtiyacı olmayan çalışanları bulmak her zaman çok önemlidir.

Leave a Reply