Statü Endişesiyle Ekip Ruhuna Giriş

Statü Endişesi nedir demeden önce “Statü nedir?” bunu ele almamız gerekir.

Statü Endişesi - Alain De Botton

Statü Endişesi – Alain De Botton

Statü, genel anlamda bir kimsenin başkalarının gözündeki konumunu,değerini, başkaları için ne anlam taşıdığını ifade etmektedir.

Statü endişesi de başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü endişesi, korkusu olarak tanımlanır fakat bunu sadece endişe/korku olarak ele almamak, aynı zamanda bu endişeye karşı sizin tepkilerin bir bütünü olarak ele almak gerekir. Çünkü her endişe/korku beraberinde tepkileri de getirir ve sonuçlar doğurur.

Statü endişesi, kimisi için bu endişe aile baskısından/isteklerinden kaynaklanan meslek seçimi, kimisi için popüler arkadaşlar arasında yer edinmek isteyenler için yanlış davranış seçimleri(olmadığı bir insan gibi davranmak, vb.), kimisi için de iş yerinde önemli pozisyonlara gelmek için çevresindeki mesai arkadaşlarına üstünlük kurma çalışmaları gibi sonuçlar doğurmaktadır. Bu örnekleri istediğiniz gibi artırabilirsiniz.

Statü endişesinin temel sebebi kendimize ait olan düşüncelerin, başkalarının yargılarıyla doğru orantılı olarak hissetmemizden kaynaklanmaktadır. Başkalarının bizim hakkımızdaki iyi düşünceleri, bizi övmeleri iyi bir statüde olduğumuzu, bizi yermelerinin ise statü olarak daha düşük seviyelerde olduğumuzu düşündürür.

Roma Senfoni Orkestrası

Roma Senfoni Orkestrası

Statü Endişesi kitabının yazarı olan Alain De Botton, günümüzde statü sahibi olmanın, genel anlamda maddi başarıyla beraber geldiğini belirtmektedir. Maddi başarıyla insanların kendisini değerli hissettiğini de belirten Botton, bunlara ulaşılamaması durumunda Statü Endişesinin başladığını söyler. Tabi ki bu durum statü endişesinin yenememiş kimseler için geçerli olmaktadır.

Bu yüzden Maddi başarı elde etmek için insanlar artık iş yerlerinde, okul ve arkadaş çevrelerinde başkalarının sırtına basmayı, başkalarının yaptığı işlerden nemalanmayı, başkalarının başarılarını kendilerine yazmaya çalışma çabası içerisine girmektedirler. Böyle olunca ekip ruhu, arkadaşlık ortamı, kardeşlik duygusunun körelmesi işten bile değildir. Başarı da “ben yaptım“, başarısızlıkta “o kısımla diğer eleman ilgilenmişti” demek, bildiğim konuları paylaşırsam “benden öne geçer” demek ve bu yönde hareket etmek yine kaçınılmazlar arasındadır.

Statü endişesi taşıyan bir ekipte bu yüzden takım ruhu olması konusunda sıkıntılar her zaman mevcut olacaktır. Ekip ruhunun olmaması motivasyonu, iş aşkını, işe olan bağlılığını yitirip ekibin yüksek performans verememesine neden olacaktır. Ekibin teması,amacı, her şeyi olan “Ben” değil “Biz” felsefesi yok olacaktır.

Bir senfoni orkestrası düşünün, orkestra içerisinde çok fazla enstrüman, çok fazla sanatçı vardır ve o kadar uyumlu bir şekilde birbiriyle çalarlar ki ortaya müthiş bir eser çıkar. Fakat her bir sanatçı sesini daha iyi duyurmak için, daha iyi çaldığını göstermek için yüksek tonda çalarsa bütün ekibe fiyasko gözüyle bakılır. Yüksek tonla çalanın hatası değil, ekibin, orkestranın fiyaskosudur bu.

Statü Endişenizi gidermeye yardımcı olması açısından Alain de Botton‘un Statü Endişesi kitabını okumanızda fayda var. Kitapta Botton‘un,  statü endişemizin nereden kaynaklandığını ve onu yenmek için neler yapabileceğimize dair bilgilerini bulacaksınız.

“Ben” değil, “Biz”li, statü endişesi olmayan günler temennisiyle.

Görsel

Leave a Reply